HayvanlarKültür SanatPolitikaYaşam

Kuşlarda Soykırıma Uğrar: Avrupa’nın Kumru Katliamı

Kumrular çok zarif görünen kuşlardır. Tüyleri pastel, kum renkli tonlarında, siyah boyun halkası ile kırmızı gözler ile renkleri net bir şekilde vurguludur.  Uçtuklarında, uzun kuyruk tüylerinin beyaz uçlarını görebilirsiniz.

Kumruların ana vatanı Güney Asya çölleri ve bozkırlarıdır. 18. yüzyılda türler Yakın Doğu’ya ve 19. yüzyılda Güneydoğu Avrupa’ya yayılmışlardır.  Geçen yüzyılda Kumrular tüm Avrupa’dan Balkanlardan göç etmiş ve Norveç ve İskoçya’ya kadar parklarda, köylerde ve kasabalarında yaşamıştır.

 Fotoğraf: Frank Derer

Kumrular insanlara ve yerleşim alanlarına olan yakınlığı nedeniyle insanlara yakın yerlerde beslenebilirler. Fideler, meyveler ve tohumlarla beslenir, Bunların dışında dağınık şekilde bulunan tahıllar da ana besin kaynağıdır.

Fotoğraf: NABU / Hartmut Mletzko

Osmanlı Devletinde kumrular sevilen hayvanlardandır. Hatta genel anlamda ciddi bir hayvan sevgisi olduğu gözlemlenmiştir.

Osmanlı devletinin yükseliş ve dağılma dönemlerine kadar Kumrular Batı Trakya ve Avrupaya o günkü osmanlı devletinin topraklarında yayılmaya devam etmiş, ana vatanı olmasa da varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Avrupa sonradan tanınan bu kuş türüne Kumru yerine Tük Kuşu (Türkentaube) adını vermiş ve halen türk kuşu (Türkentaube) olarak bilinmektedir.

Osmanlı Devleti döneminde yaşadıkları coğrafyaya ayak uydurduklarından mıdır yoksa genel yaradılışlarından mıdır bilinmez ancak kumrular eş değiştirmezler, içinde bulundukları şartlara uyum sağlar şikayet etmezler, Kumru başka bir kuşun yuvasına girmez ve eşi öldüğünde kalan eş ömür boyu başkasıyla eşleşmez. Etini yememek daha iyidir. Bir lokma et için, eşinin ömür boyu mutsuz olmasına sebep olunmuş olur. Dal parçalarından basit bir yuva yaparlar. Senede iki yumurta yumurtlarlar. Yavrular, yumurtadan çıktıktan 18 gün sonra uçarlar. Göçmen ve kalıcı olanları vardır.

Vehbi Taşkıran

Bugün hala Doğu’nun bazı bölgelerinde olduğu gibi, türler Müslümanlar tarafından büyük saygı görüyor. Bununla birlikte, Osmanlı Devleti sınırını asla geçip ecnebi topraklara gitmediler.Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşı’na kadar çöküşü sırasında, Avrupanın kini adı türk kuşu olan Kumrulara yöneldi. Hayvanlar için yapılan soykırımlardan bir diğerine kumrular ile şahit olmuş olduk.  Birçok alanda tamamen silindi, ancak Saraybosna ve Mostar gibi İslami nüfusun yaşadığı yerlerde hayatta kalabildiler.

İkinci Dünya Savaşından sonra Türkiye’de hediye olarak alınan ve Saraybosna gibi müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerden korunarak alınan Kumrular bugün avrupada varlığını sürdürüyorlar.


Trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Ahmet Halûk Dursun, Topkapı Sarayı Müdürlüğü yaptığı dönemde makam odasını, avizeye yuva yapan kumrulara terk etmişti. Osmanlı Tarihini en yakından bilen biri olan Dursun’un bu davranışı Kumrular için yazılanları oldukça destekliyor.

Hikayeyi aşağıdan okuyabilirsiniz…

nk">Ana Kaynak

Kaynak 1

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı